kızılderililerkızılderililerkızılderililer

Kızıl Bulut (Mahpiu Luta)

"Beyaz adamlar bir daha ülkeme gelirlerse, onları cezalandıracağım." Benekli Kuyruk ile birlikte Büyük Ovalar'daki ilk Kızılderili direnişinin önderi olan Kızıl Bulut, Dakota topraklarından geçmesi planlanan Bozeman Yolu ve üzerindeki kalelere karşı büyük bir mücadele yürüterek, askerleri ve beyaz yerleşmecileri Kızılderili topraklarından püskürttü. Askeri mücadelenin sonunda yapılan anlaşma ile (1868) büyük bir siyasi başarı elde etti. Ancak anlaşmadan sonra doğu kentlerine yaptığı ziyaretler sonrasında beyazlara karşı savaş kazanmanın mümkün olmadığına inandı. Hayatının bundan sonraki bölümünü yapılmış olan anlaşmaları korumaya çalışmakla geçirdi. Ancak beyaz yerleşmecilerin tacizine uğrayan gençlerin Oturan Boğa ve Çılgın At gibi savaş şeflerinin etrafına toplanmasıyla halkı üzerindeki etkisini yitirdi.

Mahpiu Luta kızıl bulut
Goyathlay Geronimo

Geronimo (Goyathlay)

"Her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki, ben kötü biriymişim. Hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. Ben ne yaptım ki? Ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum." Uzun süre Meksikalılarla savaşarak, mükemmel bir gerilla tekniği geliştiren Apache halkının savaş şefi, toprakları ve onuru için bitmeyen bir mücadele yürüten Geronimo Kızılderili mücadelesinin sembolüdür. Ailesini katleden Meksikalılar ile ölümüne bir mücadele veren Goyathlay, Meksikalıların taktığı Geronimo ismi ile tanındı. Cochise'den liderliğini devraldığı Apache çeteleriyle Arizona, Meksika, Sierra Madre ve Mogollon dağlarında geleneksel yaşam tarzı için mücadele etti. Binlerce askere yıllarca kafa tutan büyük savaşçı zaman zaman teslim olmak zorunda kaldı ancak ilk fırsatta kaçıp tekrar mücadelesine başlamaktan geri durmadı.

Oturan Boğa (Tatanka Iyotake) _ (1831 – 15 Aralık 1890)Tatanka Iyotake oturan boğaoturan boğa animasyon
"Buralarda beyaz adam istemiyoruz. Kara Tepeler benimdir." ABD ordularına karşı savaşan son kızılderili kabile şefi. Gençliğinden itibaren beyazların yerli halk üzerindeki baskısını izleyen Oturan Boğa savaşçı ve lider olarak büyük bir ün yapmıştı. Beyazlarla anlaşma yapmaya sonuna kadar karşı çıktı. Sioux (Lakota) kabilesinin Hunkpapa kolunun reisi ve 25 Haziran 1876'de 7. Amerikan Süvari Birliği'ni yenen 3.500 savaşçının lideri. Soykırım korkusuyla kabilesini Kanada'ya göç ettirdi ve 1881'e kadar orada yaşadı. Montana'daki bir ABD birliğine saldırınca yakalandı. ABD hükümetinin baskısı sonucunda rezervasyona yerleşmek zorunda kaldı. Oturan Boğa rezervasyon yaşamı sırasında da halkı arasında büyük bir otoriteye ve saygınlığa sahipti. Bir dönem Buffalo Bill'in Vahşi Batı Gösterisi'ne katılarak ABD'yi dolaştı ve Kızılderililere yapılan haksızlıklara dikkat çekmeye çalıştı. Büyük ilgi odağı olan Oturan Boğa, seyircilere kendi dilinde küfür ederken, halk kendisine gülmüştür. Kızılderililer arasındaki otoritesi kırılamadığı için 1890 yılında Hayalet Dansı bahanesiyle rezervasyon polislerince öldürüldü.
İn-mu-too-yah-lat-lat şef josephŞef Joseph (İn-mu-too-yah-lat-lat) _ (1840 – 1904)

Nez Pierce kabilesinin şefi. 1855'de Şef Jozef’in babası olan yaşlı Jozef federal hükümet’le insanlarını onlara ayrılan bölgenin içinde tutacak bir anlaşma imzaladı, 1863'de bir başka anlaşma daha imzaladı. Ama bu anlaşmayı kabilesi hiçbir zaman kabul etmedi. Bu ikinci anlaşmanın (uygulanmayan ve kabul edilmeyen anlaşma) ardından şefliğe oğul Jozef geldi. (1877) Sonraki aylar savaş ve zorluklarla geçti. Halkın çoğu Federal Hükümet tarafından Oklahama'daki toplama kamplarına gönderildi. Gidenlerin çoğu açlıktan ve sıtmadan, öldü. Jozef kendi ülkesine dönebilmek için her şeyi denedi. 1885'de kabilesinin çoğu üyesiyle birlikte Washington’a yine bir kampa gönderildi. Daha sonraki yıllarında ise pek çok kızılderili şefi gibi ülkesinden uzak bir sürgün olarak öldü. Oysa 1879'da tüm Amerika vatandaşlarına eşit haklar verilmişti. Ama Jozef bir daha topraklarını göremedi. Kamp doktoruna göre o üzüntüden ölmüştü.

Kara Geyik ( Wichasha Wakan ) _ (1863-1950)Wichasha Wakan kara geyik
Oglala Lakota (Soux) kızılderili kabilesinin ünlü şamanı. On iki yaşında Little Big Horn Savaşına katıldı (1876) ve 1890'da olan Yaralı Diz Katliamı'nda yaralandı. Sonradan katolik olan ilk eşi Katie War Bonnett ile 1892'de evlendi ve ondan üç çocuğu oldu. Eşinin 1903'deki ölümünden sonra kendisi de vaftiz olup Nicholas Black Elk adını almış ancak kabile gelenekleri ile vaftiz olduğu din arasında bir çatışma görmediğinden halkının manevi lideri olarak hizmet etmeye devam etmiştir. 1905'de iki kız çocuk sahibi dul Anna Brings White ile evlenmiş ve Kara Geyik'in bu eşinden de üç çocuğu olmuştu. Hayatının sonuna doğru kendi yaşam öyküsünü ve Sioux dini törenlerini çeşitli yazarlarla paylaşmıştı (John Neihardt ve Joseph Eyes Brown). Kızılderili hayatı ve dini hakkında önemli belge niteliği taşıyan anlatıları adı geçen yazarlarca kitaplaştırıldı.
Toshua tosawi gümüş bıçak

Gümüş Bıçak (Toshua-Tosawi)

Comanche'lerin şefi. Kızılderili asimilasyonu sırasında Şef Tosawi; general sheridan ile tanıştırıldığında eksik ingilizcesi ile Tosawi; "iyi kızılderili" diyebildi. Bunun üzerine general sheridan "Gördüğüm en iyi kızılderili ,ölü kızılderilidir" dedi. Teğmen Charles Nordstrom tarafından yayılan bu söz zamanla Amerikan özdeyişi haline geldi.

Kara Şahin (Makataimeshekiakiak) _ (1767-1838)

Makataimeshekiakiak Kara Şahin

Kızılderili kabilelerinden Sauk'ların şefi. Sauk Sautenuk bölgesinde (bugün Rockford'un bir bölümü) doğan kızılderili şefi Kara Şahin, Sacet Fox yerlilerinin şefi olduğu sırada kabilesinin İllinois ile Missisipi arasındaki av topraklarını terk etmesini öngören 1804 anlaşmasını kabul etmedi. 1812 savaşında İngilizler'e katıldı. 1815 yılında toprakları terk etme anlaşmasını kabul etmek zorunda kaldıysa da, anlaşmanın içerğini öğrenince karşı çıkıp direnişe geçmesi üzerine Başkan Jackson, Black Hawk'ın üzerine üç kolordu gönderdi (Kara Şahin savaşı, 1832). Ele geçirilen Black Hawk, kent kent dolaştırılıp teşhir edildikten sonra 1833 yılında serbest bırakıldı. O tarihten sonra bir daha hiçbir yerde görülmedi. 1838 yılında Des Moines yakınlarında cesedi bulundu.

Manuelito

Manuelito (1818-1893)

Utah'ta doğdu. Kızılderili Navajo kabilesinin en önemli savaşçı reislerindendir. 1855'te Navaho'lar arasında yapılan bir seçimle reisliğe getirilmiştir. Navaho kızılderililerin toplandığı rezervasyon'da öldü.

Geronimo (Goyathlay) _ (1829-1909)

Kızılderili lideri. Beyazlara karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tanınmıştır. Kendi adı öz dilinde Gokhlayeh olarak biliniyor. Geronimo veya diğer adıyla Goyathlay, günümüzde Yeni Meksika olarak adlandırılan bölgede doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache yerlisiydi. Meksikalı askerler ona Geronimo, İspanyollar ise Jerome derlerdi. İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti. Sonora-Arispe’deki Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu. Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apacheler arasında en çok saygı duyulan apacheler) ve aynı zamanda şefi olan kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü olarak beyazlarla ilişki kurmuştu. Geronimo Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden biriydi. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı. Geronimo’nun hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti. 1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu.

Geronimo Goyathlay

Anlatılanlara göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı. Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; ama bir şamandı (şaman: tıp adamı – şifacı – büyücü) ve bu yönü diğer özellikleri ile de birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entellektüel bir lider olmasını sağlamıştı. Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu. 1870’de rezervasyon bölgesine (San Carlos) yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri gönderilecekti. Üç kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca, 500 izci ve 3000 Meksikalı asker onun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, cocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’ yılına kadar Geronimo bulunamadı.

Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu ve Oklahoma’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı. Lawton’daki okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile hayatını kaydettirdi. Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür Barrett, dönemin başkanı Teddy Roosevelt’e varıncaya dek, her makama yazarak “Sürgündeki Kızılderili’nin sözlerini kaydetmek için izin istemişti. Geronimo anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş hikayesinden başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru sorduğunda alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.”

Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti. Ve 1909 yılında bir savaş mahkumu olarak Oklahoma’da öldü. Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü. Öldükten sonra Geronimo rezervasyon bölgesinin arka tarafına gömülmüştü fakat ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde değildi. Çünkü o bir efsaneydi ve efsaneler ölmezdi... Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill – Oklahoma bölgesindedir. Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan dumanlı dağlardadır.

Karaayak (Blackfoot) Kabilesi
Karaayaklar Algonquian kabilelerine bağlı üç gruptur; Siksikalar ya da Karaayaklar, Bloodlar ve Pieganlar. Siksikalar karaayaklı insanlar anlamına gelmektedir ve bir zamanlar siyah deri çarıklar giymiş olabilirler. Bloodlar ise muhtemelen isimlerini yüzlerine sürdükleri vermilyon(kırmızının bir tonu) rengi boyalardan almışlardır. Piegan'ın anlamı ise az ya da kötü giysi giymiş insanlardır. Bu kabileler Kanada'dan yola çıkıp Kootenay ve Shoshoni'yi geçerek Montana'ya inmişlerdir. Kunduz aramak için av sahalarına giren tüm beyazları öldürdüklerinden, beyazlar ve kürk avcıları onlardan çok korkarlardı. Bizon sahasının kuzey sınrında yaşamalarına rağmen, Karaayaklar da diğer ova Kızılderilileri gibi çadırlarda yaşamış ve bizon avlamışlardır. Pieagan'ların en temel törenleri güneş dansı ve savaşçı toplulukları tarafından düzenlenen Tüm Dostlar festivaliydi
Apaches (Apaçiler)apache apaçiler kabilesi
Apaçi adı bir Zuni kelimesi olan apachu'dan gelmektedir ve anlamı "düşman" dır. Kendi aralarındaki adları N'de ya da Dineh'tir, insanlar anlamına gelir. 1500'lü yılların başlarında Athapascan halkından bir grup, anavatanları olan batı Kanada'yı terkederek şimdi Arizona, New Mexico ve dört köşe bölgesi olarak bilinen yerlere indiler. Buralarda Lipan, Jicarilla (İspanyolca'da derin içecek kaplarına istinaden söylenmiş bir kelimedir ve anlamı "küçük sepet"tir), Chiricahua, Tonto, Mescalero ve Beyaz Dağ Apaçileri olarak küçük kabile ve gruplara ayrıldılar.

Apaçiler göçebe insanlardı ve konik biçimde yapılmış, dört ayakla tepeye desteklenen çadırlarda (wicki-up) yaşarlardı. Avlanır ve yabani bitkiler toplarlardı; çok sonraları mısır ve kabak da ekmeye başladılar. Genellikle geyik derisi elbiseler giyerler, saçlarını uzatır ve açık bırakırlar, başlarına bir bant takarlardı. Erkekler de uzun, uçuşan edep yerlerini örten kalça etrafıyla bacak arsına sarılan örtü giyerlerdi. Yumuşak, hassas deri çarıkları kayalık, dikenli ve engebeli arazilerde çok önemliydi, çünkü binicilikten önce inanılmaz uzun mesafelerde iyi koşuculardı (buna rağmen atı ehlileştirmeyi kısa sürede öğrenmiş ve mükemmel biner hale gelmişlerdi). Temel silahları yaydı ve ateşli silahları aldıktan sonra bile uzun süre bunu kullandılar.

Apaçi kadınları özellikle gösterişili sepetler örerlerdi, bazıları lifleri arasından bir iğnenin bile geçemeyeceği kadar sıkı dokunurdu. Bebeklerini sırtlarında taşırlardı. Kadınlar aile yaşamında önemli rol oynarlardı; tüm ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilir, gerektiğinde büyücü hekimlik yapabilirlerdi.

Lipan Apaçileri, önceleri beyazlarla barış içindeydiler. 16. yüzyılda onlarla savaşmaya başladılar. Haşin göçebe istilacılar olarak Lipanlar batı Teksas ve Rio Grande'nin doğusunda kalan New Mexico'nun büyük bölümünü ele geçirmiş ve özellikle Meksika'da madenci veya göçmen haline gelmişlerdir. Cochise, Mangus Colorado ve Goyathlay, Esneyen Adam (gerenimo olarak tanınır) gibi ünlü şefleri vardı. Apaçilerin beyazlara yaptıkları saldırılar planlı değildi, bu kabilelerin çoğu beyaz Amerikalı ve Meksikalı'ların hilelerine, anlaşmaları bozmalarına ve katliamlarına kurban gitmişlerdir. 1880'lere kadar yine de boyun eğmemişlerdir.

Şimdilerde sayıları ancak 1500-2000 civarında olan Jicarillalar, New Mexico'nun kuzeyindeki yüksek dağlarda yaşamaktadırlar. White Mountain (Beyaz Dağ) Apaçileri Arizona'da ve New Mexico'da yaşarlar. 1905'de sadece 25 Lipan Apaçisi kurtulabilmişti ve bunlar Mescalero Apaçi Rezervasyonu'na yerleştirildiler.

Cheyenne Kadını _ 1930Cheyenne Kabilesi

Cheyenne (Şayen) iki ya da üç asır kadar önce Büyük Göller Bölgesi'nden büyük çayırlıklara gelen bir Algonquian kabilesidir.Cheyenne ulusu Sotaeo'o ve Tsitsistas adlarındaki iki kabilenin birleşmesinden oluşmuştur. Tsitsistas "Yürekli İnsanlar Gibi" anlamına gelirken; Sotaeo'o kelimesinin kesin bir tercümesi yoktur. Cheyenne ismi ise Sioux (Siu) dilinden gelir ve "Küçük Cree" anlamındadır. Çadırlarda yaşayan bizon avcıları, usta biniciler ve cesur savaşçılardı. Batıdaki Sioux kabileleriyle çok yakındılar ve Küçük Boynuz'da Custer'a karşı birlikte savaştılar. Son savaşlardan sonra Kör Bıçak ve Küçük Kurt komutasındaki bir grup, eski av toprakları olan Montana'daki Topal Geyik Rezervasyonu'na doğru efsanevi bir yürüyüş yaptı. Diğer bir grup olan güneyli Cheyenne'ler ise Oklahomada kaldılar. Montana ve Oklahoma Cheyenneleri Cheyenne Dilini kullanır. İki ayrı bölgede yaşayan Cheyennelerin kullandıkları dil, birbirinden farklı birkaç sözcük dışında tamamıyla birbirinin aynıdır. Cheyenne Dili Algonquian dil grubunun bir parçasıdır ve Büyük Düzlük'te konuşulan Algonquian dilleri içinde tonal özellikler geliştiren nadir dillerdendir. Cheyenne Dilinin en yakın akrabaları Arapaho ve Ojibwa (Chippewa) dilleridir.

Cherokee Kabilesi
Cherokee, 16.yüzyılda kıtaya gelen Avrupalılarla temasa geçinceye kadar Kuzey Amerika'da yaşayan yerli halktır. Cherokee'ler 1876'daki Kızılderili Bürosu'nun raporlarına göre "en uygar" beş kabileden biridir. Çiftçilik yapmaktadırlar. En zengin ve bereketli topraklar Cherokee'lerindi. Andrew Jackson ve Van Buren'in Kızılderililer'i temizleme politikası doğrultusunda General Winfield Scott tarafından yönetilen birlikler, beyazların bu topraklara yerleşebilmeleri için Kızılderililer'i sürdüler. Missisipi'nin batısındaki sözde Kızılderili Bölgesi'ne sürülmeleri sırasında üçte biri telef olan Kızılderililer, bunu Gözyaşı Sürgünü olarak anarlar. Günümüzde federal hükümet Cherokee nüfusunun 250 bin kadar olduğunu kabul etmektedir. Cherokee organizasyonlarının olduğu yerleşim yerleri; Oklahoma Tahlequah, Kuzey Karolina, Georgia'da Missouri ve Alabama. Diğer büyük ve küçük Cherokee organizasyonları Arkansas, Missouri, Tennessee gibi yerleşim yerlerinde bulunmaktadır.
Navajo KabilesiNavajo Kabilesi haritakızılderililer animasyon

Navajolar, 1300'lü yıllarda kuzeybatı Kanada'dan güneybatıya inen bir Athapascan kabilesidir. Kendilerine Dineh, yani İnsan derler. Haşin, deri yüzücü, göçmen istilacılar olarak, güneybatıdaki çiftçi kabilelerin korkulu rüyasıydılar. Pueblo'lar onlara "düşman yabancılar" anlamına gelen apachu derlerdi. Bundan Tewa ve İspanyolca karışım olan "Apaches de Nabahu" adı türemiş ve zaman içinde Navajo halini almıştır.

Navajolar Pueblo komşularından gördükleri maskeli dans, sepetçilik ve seramikçilik gibi birçok kültürel uygulamayı benimsemişlerdir. Pueblolar'dan dokumayı, İspanyollar'dan da gümüş işini öğrenmişlerdir. Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında mücevhercilik ve dokumacılığa başlamışlardır. Basit şef battaniyeleri bugün ünlü Navajo dokumalarına dönüşmüştür.

Birleşmiş Milletler'deki en kalabalık kabiledir. Rezervasyonları Gallup'dan Büyük Kanyon'a kadar New Mexico ve Arizona üzerinde 200 millik bir alana yayılır. Bu alan içinde Heykel Vadisi, Canyon de Chelly gibi doğa harikaları, kömür ve petrol kaynakları bulunmaktadır. Navajolar oldukça zengin bir kabiledir; tarım ve hayvancılıkta ilerlemişlerdir. Kadınları hala geleneksel kıyafetlerini giyerler; kadife bluzlar, bilek seviyesine inen etekler ve gümüş ya da turkuvaz gerdanlıklar. Kanadalı araştırmacı Ethel G. Stewart, 250 bin nüfuslu Navajo kabilesinin Orta Asya Türkleri'nin konuştuğu Atabaşkan dilini konuştuğunu belirtti.

Bir gün New York’ta ...

Bir gün New York’ta bir grup iş arkadaşı yemek molasında dışarıya çıkarlar. Gruptan biri Kızılderili’dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yolda çalışma yapan isçilerin, araçlarının çıkardığı gürültü, araçların korna sesleri arasında ilerlerken Kızılderili kulağına cır_cır böceği sesinin geldiğini söyler ve aranmaya baslar. Arkadaşları bu gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam ederler. Aralarından bir tanesi inanmasa da onunla birlikte aramaya devam eder.Kızılderili caddenin karşısına doğru yürür. Arkadaşı da arkasından takip eder ve o binaların arasında bir kaç tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cır_cır böceği bulurlar. Arkadaşı Kızılderili’ye senin insanüstü güçlerin var bu sesi nasıl duydun diye sorar. Kızılderili ise bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek arkadaşına kendisini izlemesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlayarak atar. Birçok insan bozuk para sesinin ceplerinden düşen bir paramı diye sesin geldiği yöne doğru bakar. Kızılderili arkadaşına dönerek, gördün mü önemli olan nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin... 

Other TopicsWebMaster